Go ve Kişilik Eğitimi – Hayal Gücü

Bu dönemin en ilginç dersi olan Go ve Kişilik/Karakter Eğitimi dersinde geçen hafta yaptıklarımızı aktarayım dedim. Bu dersin ilk kez bu dönem açıldığını öğrendik derste. Kore’de okullarda kişilik/karakter eğitimi dersi zorunlu hâle gelmiş yakın zamanda, bizim bölümde bu dersin açılması da oradan kaynaklıymış. Hocamızın Kore Baduk Federasyonu (KBA) ile yürüttüğü başka bir program daha varmış bu arada bu konu ile ilgili. Kore’de hemen hemen her öğrenci (ilk-orta-lise) okuldan sonra en az bir ders/aktivite için (matematik, fizik, kimya, tarih, İngilizce, resim, go, müzik, spor, tekvando vb.) herhangi bir kulübe ya da bizdeki tabirle dershaneye gidiyor. (Kore’deki eğitim sistemi ve rekabet ortamını başka bir yazıda anlatırım belki uzun uzun.) Okul sonrası gidilen bu kulüp/dershaneler arasında en çok tercih edilen 3. alan go imiş. İlk sırada da matematik varmış ama ikinciyi bilemiyorum.

Bu dönem boyunca her hafta, geçen yazıda bahsettiğim 14 erdemden birine değinip go ile ilişkisini tartışacak, öğrenecekmişiz. Bu haftaki dersimiz, hayal gücü üzerine oldu. İlk olarak, kitaptan okumamız gereken bölümde bahsedilen şeyler üzerine tartıştık. Sonrasında da go ve hayal gücünü bağdaştıran birbirinden keyifli pratik çalışmalar yaptık. Hoca 9 farklı pratik uygulama hazırlamış ama zaman kısıtından dolayı 4’ünü yapabildik ancak.

Go terimi üretme

Go terimi üretme

İlki go terimi üretme/yaratma idi. Oyunda sık karşılaşılan ama henüz bir ismi olmayan hamlelerden ikisine kafa yorduk. Sol altta beyazın alttan yaklaşma hamlesine “denizaltı” dedik. İngilizce’de submarine olarak kullanılıyor olabilirmiş bu ama Korece’de böyle bir terim yokmuş. Sağ altta ise siyahın 5’e 5 hamlesine, şeklinden ötürü üçgensel şeyler düşündük. Sonunda da “köpek suratı şekli” dedik şekil köpek yüzüne benzediği için (: İngilizce’de kullanılıyor olabilirmiş yine bu terim dog face olaraktan. 5’e 5 noktasına siyah değil de beyaz oynarsa da mı dog face diyeceğiz dedi hoca, ona da “dalmaçyalı” diyelim dedik (:

Go taşlarıyla resim

Go taşlarıyla resim

İkinci çalışma go taşları ile, taşları kesişim noktalarına koyarak resim yapma idi. Resim yapmaya olan ilgisizliğim ve yeteneksizliğimden dolayı mırın kırın etsem de hocanın zorlamasıyla bir elinde çantası, diğer elinde şemsiyesi ile yağmur altında işe/okula giden bir adam yapmaya çalıştım. Neyseki diğerleri ne yaptığımı tahmin edebildiler (: İnsan, ev, ağaç ve de değişik hayvanların belirdiği resimler arasından en güzeli Kew’inki oldu bence. Kew’in resme olan yeteneğini bildiğimden benim beklediğim bir şeydi zaten bu. Sağdaki resme gözlerinizi kısıp bakmanız halinde Kew’in sevimli pandasını görebilirsiniz (:

Üçüncü çalışma ise yeni bir fuseki/açılış üretme idi. Hoca öğrencileri dengeli bir şekilde ikiye ayırdıktan sonra, Kim Hye-min (7p) ve Çinli eski insei hatun ile aynı gruba düştüm ben. Diğer grup da Çinli erkek pro, Michiel ve Kew oldu. 20-25 dakika tartıştıktan sonra birer yeni fuseki icat etmiş olduk, üstelik birer de isim verdik. Karşılıklı fusekilerimizi sunup zayıf ve güçlü yanlarını tartıştıktan sonra Çinli pro bizim fusekiyi, Kim Hye-min de onların fusekisini birer maçlarında kullanma sözü verdiler (:

Son çalışmamız ise “körleme go” oldu. Koreli profesyonel oyuncular bunu koordinatları belirterek değil de baduk terimleri ile oynuyorlarmış. O şekilde daha kolay oluyormuş hâliyle nispeten ama Kew, Michiel, Çinli pro (fotoğrafta en solda) ve ben Korece baduk terimlerine hakim olmadığımızdan kâh koordinatlarla kâh çeviri yoluyla anlaşmaya çalıştık. Bir önceki alıştırmada oluşturduğumuz gruplar ile oynadığımız oyuna Kew ve ben başladık. Bu sırada diğer takım oyuncuları tahtayı görebiliyordu fotoğraftaki gibi. Benim karşımda oturan Çinli eski insei, fotoğrafı çeken de Kim Hye-min bu arada. Biz bir 30 hamle kadar yaptıktan sonra Kew daha fazla devam edemeyeceğini söyleyince bizim kaldığımız yerden Michiel ve Çinli insei devam etti. Onlar da bir süre oynadıktan sonra yorulup değişmek isteyince prolar çıktı sahneye. O ana kadar oyun gayet barışçıl geçerken proların birbirinin gruplarını kesmesiyle sağ alt köşede bir semeai beliriverdi. Karşılıklı 1-2 tesuji geldikten sonra Kim Hye-min aniden “aa, öldüm” dedi ve ders de sona ermiş oldu böylece (:

Körleme go

Körleme go

Yorumlar

Yorumlar

Yorumlar kapalı.