Hangıl Günü & Global Fest

2 hafta önce Perşembe günü Güney Kore’de Hangıl günü idi. Ulusal tatil olmasından dolayı o gün dil okulunda dersimizdi yoktu ancak günün anlam ve önemine binaen “Global Fest” adlı bir festival düzenleniyordu dil okulu tarafından. Festival kapsamında Korece ile ilgili çeşitli oyunlar oynanacak, gösteriler düzenlenecek ve kendi ülkesinden yöresel kıyafet getirenler tarafından bir defile gerçekleştirilecekti.

Oyunlar; sessiz sinema (konuşmadan Korece sözcükler/eylemler anlatma), karışık olarak verilmiş Korece heceleri birleştirerek anlamlı cümleler kurma, vücutlarla Korece cümleler oluşturma ve son olarak level 1’ler için yazdırma (dictation), level 2-3-4 ve 5’ler içinse gramer testlerinden oluşuyordu.

Dil okulundaki yaklaşık 20 kadar sınıf 4 mevsime dağıtılmıştı ve bizim sınıf ilkbahar grubunda yer alıyordu. Her sınıftan her oyun için çeşitli miktarlarda kota bulunuyordu tabii. Festivalden birkaç gün öncesinde, dil okulundaki hocamız oyunları anlatıp, oyunlar için gönüllüleri seçtiğinde ben “hece birleştirme” oyununa dahil oldum. Daha sonra yazdırma oyununa katılacak 5 kişiyi belirlemek için sınıfta bir yazdırma sınavına girdik. Sınıfta ilk 5’te yer alınca yazdırma ekibine de dahil olmuş oldum. Hoca, festivaldeki yazdırma testinde birinci olacak kişinin 100.000 won (yaklaşık 100$) alacağını söyleyince bende bi’ kıpırdanma oldu tabii (:

Vücutlarla cümle oluşturma

Vücutlarla cümle oluşturma

Festival günü geldiğinde bizim takımın rengi olan yeşil tişörtlerimizi giyip spor salonuna doğru yol aldık. Çok eğlenceli geçen sessiz sinema oyununu izleyip bol bol güldükten sonra hece birleştirme oyunu için parkedeki yerimizi aldık. Hece birleştirme oyunu eğlenceli olmaktan ziyade kaotik geçti beklenildiği gibi, o kadar kişi heceleri sıralamaya çalışınca. Sonrasında, vücutlarla Korece cümleler oluşturma oyununu izleyerek yeniden keyiflendik (:

Dictation (yazdırma)

Dictation (yazdırma)

Ve nihayet, yazdırma testi için, 4 takımın her birinden 2’şer level 1 sınıfı, her sınıftan 5’er kişi olmak üzere toplam 40 kişi parkede bizleri bekleyen koca defterlerin başına oturduk. Dil okulundan bir hocanın söylediği kelimeyi/cümleyi yazarken tek bir harf dahi hata yapan eleniyordu.

Dictation (yazdırma) , nüfus epey azalınca

Dictation (yazdırma) , nüfus epey azalınca

Basit kelimelerle başladık ama başlarda hata yapan olmayınca kelimeler zorlaştı zamanla. Kelimeler zorlaşınca birkaç kişi hata yapıp elendi. Sonra cümlelere geçtik, zamanla cümleler de zorlaştı haliyle. Son 15-20 kişi falan kaldığımızda, kalanların neredeyse tamamı bizim takımdan ve mavi tişörtlü yaz takımından idi.

Dictation (yazdırma) , final öncesi tokalaşma

Dictation (yazdırma) , final öncesi tokalaşma

Önlerden birileri oyun dışı kaldıkça arkadakiler önlere ve ortalara kayıyordu bu arada. 10 kişi kaldıktan sonra uzunca bir süre hata yapan olmayınca hocalar şaşırdı ve çıtayı iyice yükseltti. Üst üste iki sorudan sonra önce 6, sonra 2 kişi kaldık finale. Diğer finalist yaz takımından Tayland’lı bir arkadaştı. İki takımdan birer kişi kalınca ortam iyice ısındı haliyle. Final öncesi tokalaşıp ortamı yumuşattık biz de (:

Dictation (yazdırma) , final turu

Dictation (yazdırma) , final turu

Final turunda birkaç tur daha hata yapmayınca hocalar kendi aralarında konuşmaya başladı. Biz de iyice yorulmuştuk tabii, birinciliği paylaşalım gitsin falan dedik o ara hocalara dönüp Tayland’lı arkadaşla (: Hoca da “tamam, son soru geliyor o zaman” diyip öncekilere nazaran çok da zor olmayan bir cümle söyledi. Bildiğim bir kelimeyi o an unutuversem de hatasız yazabildim neyse ki. Diğer arkadaş da hata yapmayınca birinciliği paylaşmış olduk. Sonrasında da iki takım taraftarları sahaya doluştu.

Dictation (yazdırma) , final turu sonrası taraftarlar sahaya dalınca

Dictation (yazdırma) , final turu sonrası taraftarlar sahaya dalınca

Ödül töreni

Ödül töreni

Bizden sonra da level 2-3-4 ve 5’lerin yarıştığı gramer testi gerçekleşti. O da sonuçlanınca ödül törenine geçtik. İlk olarak, önceki haftalarda gerçekleşen, A3 kağıda Korece isminizi içeren bir çizim yapma yarışmasının sonuçları açıklandı. Çizimi baya iyi olan Kew, hiç beklemese de 2. Olarak 50.000 won’luk ödülü kazanmış oldu. Biz de gramer testini kazanan kız ile birlikte 100.000’er won’luk zarfımızı aldık. Tayland’lı arkadaş zarfı açıp, paylaşmak için yanıma geldiğinde fark ettik ki zarflarda nakit para değil de kupon bulunuyormuş. Kuponu da belli başlı restoranlarda, kitapevlerinde vs. kullanabiliyormuşuz.

Ödül töreninden sonra, defileye katılacak olanlar yerel kıyafetlerini giydi ve kampüs içerisinde turlayarak akşam programının gerçekleşeceği binaya gittik. Tur boyunca ben de sınıftan Yemen’li arkadaşın yanında yürüyerek, “Yemen” pankartını taşıma şerefine ulaştım (:

Yerel kıyafetler ile kampüs turu

Yerel kıyafetler ile kampüs turu

Bıyık fanları ile (:

Bıyık fanları ile (:

Binaya vardıktan sonra, gösteriler başlamadan önce çevredeki standlara uğradık. Koreli genç sanatkârlar, bir standda tırnak boyarken, bir standda balonlara türlü türlü şekiller veriyorlar, bir diğer standda da vücutlara renkli figürler çiziyorlardı. Herkes kâh yüzüne kâh eline, Kore bayrağı, gökkuşağı, kalp, kedi vs. çizdiriyordu, bıyık fanlarımdan bir arkadaş da bıyık çizdirdi hatta (:

At kafası (:

At kafası (:

Sıra bana gelince, sanatkâr kıza kolumu uzatıp, Korece “at kafası” dedim (: Kız bir an afallayınca İngilizcesini de söyleyiverdim hemen. Kız da “anladım ama şaşırdım, pardon” dedi (: Birkaç dakika içinde, kolumda beklemediğim kadar güzel bir at kafası görünce kıza teşekkür ederek (içimden takdir ederek) uzaklaştım oradan.

İçeriye geçip şovları izlemeye başlayınca hepimizin ağzı açık kaldı resmen. Koreliler bu şov işlerinde baya başarılı bence. Tek kişilik lazer şov iyiydi. Davullu gösteri baya iyiydi. Tekvandoda da büyülenip bol bol dumura uğradık. Adını bilmediğim ama on hatunun arka arkaya dizilip senkronize bir şekilde ellerini hareket ettirerek yaptıkları gösteri favorimdi. Bunların dışında birkaç tane daha müzik, tiyatro ve çeşitli performans gösterileri oldu. Yerel kıyafetli defilenin ardından festival sona erdi.

Favori gösterim

Favori gösterim

Beleşe gelen go kitapları (:

Beleşe gelen go kitapları (:

Bu pazartesi kuponu kullanmak üzere Kyobo adlı kitapçıya gittim bu arada. 3 katlı, her türlü kitabı bulabileceğiniz bir yer imiş. Epey dolaşıp, ne alacağıma bir türlü karar veremeyince görevli birine gidip go kitabı var mı dedim. Var diyince yerini de öğrenip, onlarca go kitabını incelemeye başladım. Hepsi Korece olduğu için, bol diyagramlı, az yazılı olanlarından 3 tane beğenip kuponlarımı hayırlı bir iş için harcamış oldum (:

Yorumlar

Yorumlar